Haziran 2010 için arşiv

>BİZİM EVİN HALLERİ

Haziran 26, 2010

>

Şablonumu değiştirdiğimden beri bloguma resim ekleyemeiyordum.İşyerinde kısıtlama var malum.Evden deniyeyim dedim.Böyle oldu.İki kere ekledim sanırım.Ama eskisi gibi değil.Üzerine tıklayınca silemiyorum.Fazla uğraşamayacağım çünkü kızlar uyanmak üzere.Bu seferlik böyle olsun.Mutfakta ekmek yapma makinemi koyacak yerim yok.Bende sürekli elimin altında olmasını istediğim için salonda sehpanın üzerinde duruyor kendileri.Kızlarda faaliyet halindeler.Sanki ekmek yapacaklar.

BİZİM EVİN HALLERİ

Haziran 26, 2010

Şablonumu değiştirdiğimden beri bloguma resim ekleyemeiyordum.İşyerinde kısıtlama var malum.Evden deniyeyim dedim.Böyle oldu.İki kere ekledim sanırım.Ama eskisi gibi değil.Üzerine tıklayınca silemiyorum.Fazla uğraşamayacağım çünkü kızlar uyanmak üzere.Bu seferlik böyle olsun.Mutfakta ekmek yapma makinemi koyacak yerim yok.Bende sürekli elimin altında olmasını istediğim için salonda sehpanın üzerinde duruyor kendileri.Kızlarda faaliyet halindeler.Sanki ekmek yapacaklar.

>EMZİK OLAYIMIZ TAMAMEN BİTTİ

Haziran 25, 2010

>Sevgili suinci Filiz emzik olayımızın bitip bitmediğini sormuş.Evet Filizcim tamamen bitti artık.İlk haftalar anlattığım gibi emzikle uyudu.Uyurken ememediği için sadece ağzında tuttu.Ama yavaş yavaş vazgeçti kuzum.Şimdi hiç ama hiç aramıyor.Geçenlerde birlikte fotolara bakıyorduk.Ağzında emziğini gördü.Nasıl sevindi anlatamam.Anne meme diye bağırdı dakikalarca.Ama istemedi yine.Çok zor oldu onun için ama iyi oldu.İştahı arttı sanki.Ve daha çok su içiyor artık.Emzikli günlerimizde yemek yemezdi, su içmezdi.Ama çabuk uyurdu.Tek dezavantajı hemen uyuyamıyor.Uyku saatimiz gecikti.Neredeyse bir saat geç uyuyor artık.Ama üstünde durmuyorum bu günlerde geçecek.Eskisi gibi sık uyanmıyor artık.Gece sadece su içmek için uyanıyor.Önceleri zırt pırt uyanırdı.Çünkü emziği ağzından düşerdi ve yatağın içinde onu arardık dakikalarca.Çok şükür kurtulduk işte.
Bu arada bez olayımızda tamamen bitti.Gece ve gündüz artık her daim bezsisiz.Darısı kurtulmak isteyen her anne ve kuzunun başına.

EMZİK OLAYIMIZ TAMAMEN BİTTİ

Haziran 25, 2010

Sevgili suinci Filiz emzik olayımızın bitip bitmediğini sormuş.Evet Filizcim tamamen bitti artık.İlk haftalar anlattığım gibi emzikle uyudu.Uyurken ememediği için sadece ağzında tuttu.Ama yavaş yavaş vazgeçti kuzum.Şimdi hiç ama hiç aramıyor.Geçenlerde birlikte fotolara bakıyorduk.Ağzında emziğini gördü.Nasıl sevindi anlatamam.Anne meme diye bağırdı dakikalarca.Ama istemedi yine.Çok zor oldu onun için ama iyi oldu.İştahı arttı sanki.Ve daha çok su içiyor artık.Emzikli günlerimizde yemek yemezdi, su içmezdi.Ama çabuk uyurdu.Tek dezavantajı hemen uyuyamıyor.Uyku saatimiz gecikti.Neredeyse bir saat geç uyuyor artık.Ama üstünde durmuyorum bu günlerde geçecek.Eskisi gibi sık uyanmıyor artık.Gece sadece su içmek için uyanıyor.Önceleri zırt pırt uyanırdı.Çünkü emziği ağzından düşerdi ve yatağın içinde onu arardık dakikalarca.Çok şükür kurtulduk işte.
Bu arada bez olayımızda tamamen bitti.Gece ve gündüz artık her daim bezsisiz.Darısı kurtulmak isteyen her anne ve kuzunun başına.

>YAZMAK GELMİYOR İÇİMDEN DEMİŞTİM AMA…..

Haziran 23, 2010

>Yazmıyayım bugün sadece fotoğraf koyayım istiyordum.İzmir de hava bir garip.Dün gece yarısına doğru gökgürültüsü ve şimşeklerle başladı yağmur.Hava iyice serinledi.Sonra gece yarısını geçince durdu.Sabah sadece hafif bir serinlik ve bulutlanma vardı.Tam işe geldik, iş başı yaptık gökgürültüleri tekrar başladı.Ama nasıl gürlemek.Ben size sorarım gibi.Korkmuşumdur her daim yüksek gökgürültüsünden.Az biraz olunca neyse de, işte böyle çok bağrınca tırsıyorum biraz.Hava delirdi sanki.Gökyüzü karardı,Fırtına, yağmur döktü içini resmen.Şimdi sakinledi.Yağmur durdu, serinlik aynı ama her an delirebilir yeniden.Korkutuyor artık bu havalar insanı.Ne zaman nasıl yağacağı belli olmuyor ki.Yurdumun bilumum yerlerinden sel manzaraları görüyorum televizyonda.Ahh diyorum mevsimlerde değişti artık.Ne zaman nasıl olacağı havanın belli olmuyor ki.
Değişen mevsimler olsun.Ya insanların değişmesine ne demeli.Ne oluyor bu insanlara.Neden böyle vahşice davranıyorlar.Ne gerek vardı Halkalıda insanların ölmesine.Niye, ne için, hangi amaç uğruna.Bu yitip giden canlar ne uğruna gitti.O kızcağızın ne suçu vardı.Daha 17 yaşında.Hayatta hiç bir şey görmemiş.HAin bir saldırıyla hayatının baharında uçtu gitti.Kimbilir ne hayalleri vardı.Neler istiyordu, neler bekliyordu hayattan.Bu güne kadar bu konularla ilgili hiç yazmadım blogumda.İstedim ki böyle hainlikleri öğrenmesin çocuklarım.Ülkemde yaşanan bu kötülükleri bilmesinler.Onlar büyüyene kadar belki kalmaz böyle hainlikler.Ama görüyorum ki her an bizim başımıza da gelebilir bu lanet şey.Sabah işine gitmek için evden çıkıyorsun ama ne işine gidebiliyorsun, ne de evine dönebiliyorsun.Bumudur yaşamak.Böyle korkuyla, tedirginlikle.Kim ne zaman bu şerefsiz terör örgütüne dur diyecek.Bizler bu ülkede hiç bir zaman ayrım yapmadık.Siz şusunuz diye.Hepimiz birlikte yaşıyoruz aynı topraklarda.Alıp veremediğimiz hiç bir şey yok birbirimizle.Ama bizleri birbirimize düşman etmeye çalışıyor birileri.Doğulu vatandaşlarımızın da bizden farklı yaşadığı yok ki.İsteyen istediği yere gelip görev yapabiliyor.İstediği gibi yaşayabiliyor.Kimse sen doğulusun diye aşağılanmıyor.Sözüm ona Doğuda yaşayan vatandaşlarımızı temsil ettiklerini söyleyen bir avuç ne olduğu belirsiz çapulcunun oyununa gelmiyecek kadar büyük ve kenetlenmiş bir milletiz.Yazık diyebiliyorum sadece.
YAZIK…………..

YAZMAK GELMİYOR İÇİMDEN DEMİŞTİM AMA…..

Haziran 23, 2010

Yazmıyayım bugün sadece fotoğraf koyayım istiyordum.İzmir de hava bir garip.Dün gece yarısına doğru gökgürültüsü ve şimşeklerle başladı yağmur.Hava iyice serinledi.Sonra gece yarısını geçince durdu.Sabah sadece hafif bir serinlik ve bulutlanma vardı.Tam işe geldik, iş başı yaptık gökgürültüleri tekrar başladı.Ama nasıl gürlemek.Ben size sorarım gibi.Korkmuşumdur her daim yüksek gökgürültüsünden.Az biraz olunca neyse de, işte böyle çok bağrınca tırsıyorum biraz.Hava delirdi sanki.Gökyüzü karardı,Fırtına, yağmur döktü içini resmen.Şimdi sakinledi.Yağmur durdu, serinlik aynı ama her an delirebilir yeniden.Korkutuyor artık bu havalar insanı.Ne zaman nasıl yağacağı belli olmuyor ki.Yurdumun bilumum yerlerinden sel manzaraları görüyorum televizyonda.Ahh diyorum mevsimlerde değişti artık.Ne zaman nasıl olacağı havanın belli olmuyor ki.
Değişen mevsimler olsun.Ya insanların değişmesine ne demeli.Ne oluyor bu insanlara.Neden böyle vahşice davranıyorlar.Ne gerek vardı Halkalıda insanların ölmesine.Niye, ne için, hangi amaç uğruna.Bu yitip giden canlar ne uğruna gitti.O kızcağızın ne suçu vardı.Daha 17 yaşında.Hayatta hiç bir şey görmemiş.HAin bir saldırıyla hayatının baharında uçtu gitti.Kimbilir ne hayalleri vardı.Neler istiyordu, neler bekliyordu hayattan.Bu güne kadar bu konularla ilgili hiç yazmadım blogumda.İstedim ki böyle hainlikleri öğrenmesin çocuklarım.Ülkemde yaşanan bu kötülükleri bilmesinler.Onlar büyüyene kadar belki kalmaz böyle hainlikler.Ama görüyorum ki her an bizim başımıza da gelebilir bu lanet şey.Sabah işine gitmek için evden çıkıyorsun ama ne işine gidebiliyorsun, ne de evine dönebiliyorsun.Bumudur yaşamak.Böyle korkuyla, tedirginlikle.Kim ne zaman bu şerefsiz terör örgütüne dur diyecek.Bizler bu ülkede hiç bir zaman ayrım yapmadık.Siz şusunuz diye.Hepimiz birlikte yaşıyoruz aynı topraklarda.Alıp veremediğimiz hiç bir şey yok birbirimizle.Ama bizleri birbirimize düşman etmeye çalışıyor birileri.Doğulu vatandaşlarımızın da bizden farklı yaşadığı yok ki.İsteyen istediği yere gelip görev yapabiliyor.İstediği gibi yaşayabiliyor.Kimse sen doğulusun diye aşağılanmıyor.Sözüm ona Doğuda yaşayan vatandaşlarımızı temsil ettiklerini söyleyen bir avuç ne olduğu belirsiz çapulcunun oyununa gelmiyecek kadar büyük ve kenetlenmiş bir milletiz.Yazık diyebiliyorum sadece.
YAZIK…………..

>EMZİĞE VE BEZE BAY BAY…..VE GÖZ DOKTORU KONTROLÜMÜZ-ÖZEL BATIGÖZ GÖZ HASTANESİNE TEŞEKKÜRLER

Haziran 14, 2010

>

Karya’nın emziğe olan düşkünlüğü neden oldu bıraktırma çabalarıma.Ben üç yaşına kadar emebilir diyordum.Ama tatilde azı dişlerinin de çıkması ve kızımın bu yüzden hiç bir şey yememesi ve sadece emzik emmesi neden oldu.Yoksa ben anne şahsı kesinlikle aklımda yoktu henüz.Ara ara nabzını yokluyordum.

Kızım bak bebek emzik istiyor verelim mi?
Hıhı eyet..Anne meme bebek aaaaa…
Peki kızım..

Karya emziğini gidelim oyuncakçıya verelim.Çok güzel oyuncaklar varmış.Emzik getiren çocuklara oyuncak veriyolarmış.
Anne meme aaaaaa…

Karya bak sen artık abla oldun dimi.
Eyet..
O zaman emziği bırakalım artık olur mu?
anne men aba aaaaaa….

Neyse böyle ağız aramalar neticesinde bu çocuğun ikna olmayacağını anladığımda kafamın içinde hain planlar oluşmaya başlamıştı bile.Tatilden geldiğimiz gün hemen uygulamaya başladım.Evde eski bir emziği vardı.Çokkk önceden ucunu biraz kesmiştim.Tecrübeli annelerden öğrenmiştim bunu.Kullandığımız emziği sakladım ve ucu kesik olan emziği koydum ortaya.Sonra da çıkardım.
aaaa bak KArya emziği böcekler yemiş annecim.

hıııı eyet böcek meme hammm.
Emmeyelim artık demi annecim.Hadi atalım istersen memeyi.
Hııı eyet.

Bereber gidip çöpe attık bir güzel (tabi her anne gibi el çabukluğuyla çöpe atar gibi yapıldı).On dakika sonra anne meme anne meme diye cırlayan bir sesle memeyi koyduğum yerden aldığım gibi hain planlarım da devam ettiği için emziğin kesik ucundan çörek otu tozu koydum içine.

aaa bak KArya böcekler memenin içinde emilmez annecim bu artık.
Bakar bakar anne kaka aaaa..
Yani olsun anne ben böyle de emerim demek istiyor.

Haa öylemi diye emellerine ulaşamamış ben bu kez gidip çörek otu tanelerini emziğin içine attım.

Bak KArya böcekler hala burda annecim diyerek gösterdim.Bu kez baya etkilendi.Anne böcek hammm falan dedi.

Sonra istemedi bir daha.Ama bir iki saat sonra bir yaygara bir feryat..
Bir ara baktım babaannesi çörekotlarını temizliyor, dayanamadım kızım bağırmasına, çok eziyet ediyor dedi.Tabi bu arada M.’nin içinin yağları eriyor.YAzık değil mi, günah değil mi?Verin boşverin falan.O gün emzik tekrar verildi.Ama ememiyor ki çocuk.Günlerdir böyle.Sürekli ağız tiryakisi olarak ama sadece uyuyacağı zaman memeyi ağzında tuttu.Bir kaç gündür ise uyurken bile istemiyor.Sadece gecenin bir yarısı uyandığı zaman el alışkanlığıyla arıyor memeyi.
Ben bu yüzden emziğe güle güle dedim bile.İçim rahat değil ama olsun.Eninde sonunda tamamen kurtulacak.
Gelelim bez olayımıza.Eylül’de kısmet olursa kreşe başlıyoruz.Kesin kaydımızı yaptırdık.Bu yüzden de bez olayına daimi bir giriş yaptık.Tatilde bez bağlamayı istemiyordum aslında.Hatta ilk gün tamamen bezsiz gezdirdim.Ama Damla her önüne gelen yere çişini yapınca eve döndüğümüzde bu işe el atmak farz oldu.Eve döndüğümüz haftanın perşembe günü Ayşe annem ani bir kararla bezi çıkarmış ikisinden de.Ki evde yalnızdı o gün.Annem hastanedeydi, Hilal Ablamda Denizliye gidecekti.Yalnızlığı fırsat bilip kızlardan bezi çıkarmış ve demiş ki.Bakın kızlar artık evimizde bez bitti, bağlamayalım olur mu?Kızlar da tamam demiş.O gün bu gündür gündüz bezini çıkardık ve kızlarda gündüzleri çişlerini söylüyorlar.Yalnız ilk hafta baya kaçak oldu.Evin her tarafı çiş öbekleri halindeydi.Ve ben elimde domestos ve bez öyle dolaşıyordum.Ani müdahale ekibi olarak.Ve her wc ye yapılan çiş sonrası ödül olarak yıldız sticker yapıştırıyorduk.Ama Damla’nın küloda karşı bir antipatikliği vardı.Onu da ödülle çözdüm.Külot giyerse ona ödül vereciğimi söyledim.Giyid ve bende toybox lardan aldım verdim ona.Sevindi tabi.Şimdi külot giymemizde sorun yok.Şu evin her köşesine çiş yapma olayını iş yerinden Gülten Ablayla konuşuyordum.
Bana dedi ki: Madem wc ye yaptıkları zaman ödül veriyorsun, altlarına yaptıkları zamanda ödülü geri al.Bir yaptırımı olmalı.Haklısın dedim.Altlarına yaptıkları zaman yıldızları geri söktüm ve harika oldu.Bir daha altlarına yapmadılar.Şimdi gündüz hiç kaçaksız wc ye yapılıyor.Bir iki hafta falan gece bezini çıkaramadım korkudan.Halbuki kızlar hep kuru kalkıyorlardı.Üç gündür gece bezini de çıkardım.Ara ara uyandırıp çiş varmı diye soruyorum.Ama gece sıvı alımlarını iyice azalttım.Çok şükür bez olayımız tamamen bitti.Arada sırada bez krizleri tutuyor.O zaman markete gidiyoruz ve abiye soruyoruz bez varmı diye.Abide bize bez bitti artık yok diyor.
Bizde içimiz rahatlamış bir şekilde dönüyoruz evimize.

Şimdi de göz muayanemize gelelim. Karya’da göz kıpraştırma problemi var.Ama sadece sol gözünü kıpraştırıyor.Özelikle akşamları ve uykusu geldiğinde.Biz de endişelendik tabi.Bir problem mi var diye.Hafta ortası bir türlü denk getiremedim çocuğu doktora götüreyim.Sonra bir cumartesi aklıma geldi evdeyken.Özel göz hastaneleri belki açıktır ve bakarlar çocuğa diye.
Aradım, konuştum.Tamam dediler 14.00 e kadar açığız istediğiniz zaman gelebilirsiniz.Ama ben o gün 16,00 da aradaığım için gidemedik.Ertesi cumartesi yani geçen cumartesi Turgutlu’ya gidecektik.DAyımın kızı Müşerref’in sevgili oğlu Rüzgar’ı görmeye.Giderken de HAstaneye uğradık.Dediler randevunuz var mı? Ben dedim yok.Olmaz muayene edemeyiz randevunuz olmadan dediler.Ben dururmuyum.Ben aradığımda böyle dedilerde, çalışıyorumda v.s.v.s.Danışmadaki kız çok tatlıydı kendisi hemen belirtmeliyim.Bir saniye dedi kaptığı gibi Karyayı doktorun yanına götürdü.Böylede böyle bir durum varmış doktor bey sizinde ikizleriniz var diye bir girdiki mevzuya.Hemen bizim kızlar muayene oldu.Doktor beyde çok iyiydi.İkizlerin halinden anladığı için önce Karyayı sonrada Damlayı bir güzel muayene etti.Gözlerimiz çok iyi durumda.Sıfır problem.Ama Karyanın kıpraştırması için psikolojik olabilir dedi.Bu vesileyle (yanlış hatırlamıyorsam adı Deniz di bayanın) Deniz Hanıma ve Doktor Tayfun Beye çokkk teşekkür ediyorum ilgi ve alakalarından dolayı.
Ben bunları yazmaya başladığımda öğleden önceydi.Saat 11,00 falandı yani.veeeeeeeeeee kızlarım geldi beni ziyarete işyerine.Babaannemiz ve Hilal Ablamız kızları kaptıkları gibi getirmişler.Çok güzel bir sürpriz oldu.İnanamadım gözlerime.İlk kez otobüs yolculuğu yaptılar akılları erdiğinden beri.Genelde hep kendi arabamızla gezdiğimiz için otobüs onlara çok cazip gelmiş.BAyıla bayıla gelmişler.Ve benim her daim kusan kızlarım otobüste hiç tepki bile göstermemişler.
Ve işte iş yeri fotolarımızda sıcağı sıcağına karşınızda.